Burcu ÖZBEK – Uzman Sosyolog – The Reflected Self filmi incelemesi, gerçek ve halüsinasyon kavramları

Korku sinemasının en etkili unsurlarından biri, izleyiciyi sadece korkutmakla kalmayıp aynı zamanda düşündürmesidir. Bazı filmler, hikâye örgüsüyle değil, yarattığı atmosfer ve alt metinlerle akılda kalır. “Küçük köyde geçen bir felaket” gibi basit görünen konular bile, ustaca işlendiğinde derin bir toplumsal ve psikolojik çözümlemeye dönüşebilir. İncelediğimiz bu film de tam olarak böyle bir etki yaratıyor: izleyiciyi hem koltuğuna çiviliyor hem de finalinde “Aslında ne izledim ben?” sorusunu sorduruyor.

Kelvin Richards imzalı The Reflected Self (2024), izleyiciyi başından sonuna kadar “Hangisi gerçek?” sorusuyla baş başa bırakan, psikolojik gerilim türünün tedirgin edici örneklerinden biri. Film, Dion adındaki bir adamın çocukluk travmaları, aile içi şiddet, kayıplar ve nihayetinde kendi zihninde yarattığı alternatif senaryolar arasında sıkışıp kalışını konu alıyor.

İzlerken defalarca fikir değiştiriyorsunuz: Bazı anlar “bu kesin halüsinasyon” dedirtiyor, ama bir sonraki sahnede o olayın aslında gerçekten yaşanmış olabileceği fikri ağır basıyor. Benim yorumum ise daha karanlık: Her şey gerçekten yaşandı.

 

– Spoiler (film içerik bilgisi) içerir!-

 

The Reflected Self – Gerçek Kronoloji (Teorime Göre)

1. Çocukluk Travması
  • Dion, şiddet dolu bir ailede büyür.
  • Anne-baba arasında yaşanan şiddet, bir ölümle sonuçlanır.
  • Babası annesini öldürür ve Dion çocuk olduğu için annesini koruyamaz.
  • Bu olaya tanık olması, zihninde kalıcı bir kırılma yaratır.
2. Yetişkinlik ve Aile Kurma
  • Dion evlenir, bir kızı olur.
  • Kendi ailesinde gördüğü şiddet kalıplarını farkında olmadan tekrarlar.
3. Kızının Ölümü
  • Öfke patlaması sırasında kızını öldürür (tıpkı babasının annesini öldürdüğü gibi ve kaza gibi görünse de fiziksel olarak sorumludur).
  • Bu travma, onun zihninde alternatif senaryolar üretmesine yol açar.
4. Evlilikte Çöküş
  • Karısıyla ilişkisi iyice bozulur.
  • Karısı, kızının ölümü ile ilgili Dion’u suçlayan tavırlar sergiler ve Dion, onun polise gidebileceği paranoyasına kapılır.
5. Karısının Ölümü
  • Bir tartışma sırasında karısını kasten öldürür.
  • Bu kez olay bilinçlidir. Ancak zihninde bu cinayeti de “başka ihtimaller” ile süsler: hayalet saldırısı, yanlışlıkla ölüm vb.
  • Çünkü yine babası gibi davranmış ve hayatındaki son önemli kadının da ölümüne sebep olmuştur.
6. Eski Eve Dönüş
  • Çocukluk evine geri döner.
  • Burada hayalet kadın figürü (annesi, karısı, kızı karışımı) ile yüzleşir.
  • Bu hayalet kadın, onun bastırılmış suçluluğunun ve geçmiş travmalarının somutlaşmış hali, fiziksel yansımasıdır.
7. Zihinsel Döngü ve Kaçış Yokluğu
  • Film boyunca gördüğümüz “farklı gerçeklikler” onun suçluluk halinin, yani gerçekte yaşanılanların yeniden yazılmış versiyonlarıdır.
  • Finalde Dion, yeni bir alternatif senaryo kurgulamaya hazır görünür. Seyirciye verilen izlenim, Nia (kızı) ile ilk kez tanışacak olmasıdır. Döngü sonsuzdur.

 

Semboller ve Gerçeğin Sızdığı Anlar

Ayna: Kendinle yüzleşme korkusu. Yansımalardaki küçük bozulmalar, Dion’un zihinsel manipülasyonunu açığa çıkarıyor.
Eski Ev: Geçmişin mekânı, hem travmanın hem de suçun merkezi.
Hayalet Kadın: Tüm kurbanların yüz hatlarının birleşimi; suçluluğun beden bulmuş hâli.
Işık Kullanımı: Gündüz sahnelerinde bile karanlık, gerçeğin görünmezliğini simgeliyor.
Sessizlik: Karısının ölüm sahnesindeki mutlak sessizlik (polis ya da ambulans sireni yok, çığlık ya da ağlama yok), olayın sindirilmiş ve kabullenilmiş olduğunu ima ediyor.
______________________________________________________________________________________

Sonuç: En Korkuncu, Her Şeyin Gerçek Olması

The Reflected Self’i “halüsinasyon” olarak yorumlamak, bir nebze güvenli bir mesafe bırakıyor. Ama bence filmin en rahatsız edici yönü, her şeyin gerçekten yaşanmış olması. İzlediğimiz şey, gerçeğin değil, suçlunun kendi zihninde kurduğu yalanların montajı.
Bu bakış açısıyla film, sadece bir psikolojik gerilim değil; aynı zamanda insanın kendi karanlığıyla yüzleşme korkusunun, hafızayı bile nasıl yeniden yazabileceğinin çarpıcı bir örneği.
_______________________________________________________________________________________
Peki ya biz de tıpkı Dion gibi, gerçeğin sadece bize gösterilen versiyonunu izlediysek.
Belki de final sahnesi, onun yeni bir yalan yazmaya başlamasından çok, bizim hâlâ doğru hikâyeyi bildiğimizi sanmamızın bir yansımasıydı.
Çünkü The Reflected Self’te asıl tehlike, neyin gerçek olduğu değil. Neyin gerçek olmasını tercih ettiğimiz.
Siz kendi hayatınızda neyin gerçek olmasını tercih ederdiniz???

 

 

Burcu ÖZBEK

Bu metinden alıntı yapmak için alıntı yapılan metne aşağıdaki ibare eklenmelidir: "The Reflected Self (2024) Film İncelemesi – Gerçek mi, Halüsinasyon mu?" başlıklı metnin tüm hakları yazarı Uzm. Sosyolog Burcu ÖZBEK e aittir ve metin, yazarı tarafından https://burcuozbek.com adresinde yayınlanmıştır.Bu ibare eklenmek şartıyla, metinden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir. Ancak Uzm. Sosyolog Burcu ÖZBEK in izni olmaksızın metnin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.