
Hamilelik ve annelik… Dışarıdan bakınca yumuşak, pamuksu, masal gibi bir süreç sanan çok olur. Oysa içerden bakan bilir ki, bu yol hem incelikle örülmüş bir mucize, hem de insanın en derin sınavlarından biridir.
Sen her gün bedeninin ağırlığını taşırken aslında sadece kilo taşımıyorsun; bir kalbin ritmini, bir canın güvenini, bir hayatın ilk nefesini taşıyorsun. Gece uykuların bölündüğünde, nefesin daraldığında, için daraldığında kimse görmez belki… Ama ben görüyorum. O ayak ve bacak kramplarında, göğsüne çöken yorgunlukta, bazen sebepsiz ağlamalarında yorulmuş bir anne adayı değil, dünyanın en büyük kahramanlarından biri var: Sen!
Annelik, insanın kendini en çok unuttuğu ama en çok bulduğu yer. Kendi hayatının merkezinden kendi rızanla çekilip başka bir kalbi koymak, dünyanın başka hiçbir görevinde yok böyle bir fedakârlık. Bir canın yuvası olmak, ona bedenini açmak, kanından can olmak… Bu kendi başına kutsal bir vasıf. İnanan biri için bu sadece bir biyolojik süreç değil; Rabb’in lütfettiği en büyük mertebelerden biri. “Cennet annelerin ayakları altındadır” denirken boşuna değil; çünkü o cennet, annenin dünyada yürüdüğü dikenlerin üzerine serilen bir mükafat aslında.
Hamilelik, görünmeyen bir emek kitabıdır. Sayfalarında baş dönmeleri, bulantılar, uykusuz geceler, endişeyle dinlenen minik hareketler, “acaba iyi mi?” diye her gün sorulan sorular vardır. Bir de kimsenin bilmediği sessiz dualar: “Sağ salim ol… Güzel bir ömrün olsun… Ben dayanayım, yeter ki sen iyi ol…”
Annelikse bu kitabın ömrün boyunca yazılmaya devam eden bölümü. Kimse alkışlamaz çoğu zaman. Kimse “bugün de harikaydın” demez. Ama sen yine de kalkarsın, yine de sarılırsın, yine de devam edersin. Çünkü annenin gücü, başka hiçbir güce benzemez. Ve o güç, bazen kendini bile şaşırtacak kadar derindir.
Bugün zorlanıyorsan, bil ki bu zorluk senin yetersizliğin değil; bu görevin büyüklüğü. Bir hayatı yaşatmak, bir kalbi büyütmek, bir ruhu dünyaya taşımak kolay olamaz zaten. Ama sen yapıyorsun. Yorulsan da yapıyorsun. Korksan da yapıyorsun. Bazen gözlerin dolsa da, bazen gücün tükense de yine de yapıyorsun.
Ve tam da bu yüzden değerlisin.
Hamilelikte ve annelikte yaşanan her zorluk, aslında görünmez bir taçtır. Kimsenin göremediği, Allah’ın bildiği. Bir annenin secdesine düşen gözyaşıyla yıkanmış, sabrıyla parlayan bir taç.
Sen bir yuva oluyorsun. Bir hayata kapı açıyorsun. Bir kalbi yaşatıyorsun. Ve bunun kutsallığını kelimeler bazen anlatmaya yetmiyor.
Ama bil ki: Görülüyorsun. Anlaşılıyorsun. Ve gerçekten, bütünüyle… takdir ediliyorsun.





