Burcu ÖZBEK – Uzman Sosyolog – Farkındalık düzeyleri ve ruhsal uyanış üzerine analiz

“İnsanlar üçe ayrılır: Görenler, gösterince görenler ve asla görmeyenler.”  Leonardo Da Vinci 

Bu cümle, bireyin farkındalık düzeylerine göre sınıflandırılabileceğini öne sürerken, toplumsal bilinç, algı yönetimi ve öğrenme biçimleri üzerine güçlü bir göndermede bulunur.

“Görenler”, eleştirel düşünme becerisi gelişmiş, olayların yüzeyinin altını görebilen, sezgileri ve bilgileriyle bağlantılar kurabilen bireylerdir. Bu grup, toplumsal yapının dönüşümüne yön verebilecek potansiyele sahiptir. Sosyolojide buna öncü bilinç veya aydın öncülüğü denir. Bu bireyler, koşullar zorlayıcı olsa bile gerçeği sezinler ve ifade ederler.

“Gösterilince görenler”, çevresel etkilerle öğrenen, gerçekleri kavrama yetisi olan ancak kendi başına sorgulama pratiği geliştirmemiş kişilerdir. Bu grup, doğru rehberlikle dönüşebilir. Eğitim ve medya gibi araçlar bu kişiler üzerinde büyük etkiye sahiptir. Pedagojik olarak bu bireyler geliştirilebilir bilinç düzeyindedir.

“Asla görmeyenler” ise, inatla öğrenmeyi reddeden, dogmalarına tutunan ve çoğu zaman egosal veya ideolojik körlük içinde olan bireyleri tanımlar. Bu grup, sosyal değişimlerde genellikle direnç noktasıdır. Psikoloji literatüründe bu durum “bilişsel kapanma” ya da “onaylama yanlılığı” olarak tanımlanır: yalnızca mevcut inançları doğrulayan verileri kabul eder, diğerlerini reddeder.

Toplumların evrimi, bu üç grubun dengesine bağlıdır. Görenlerin sayısı arttıkça kolektif bilinç yükselir; gösterilince görenler eğitilirse toplum ilerler. Ancak asla görmeyenlere fazla alan bırakılırsa, sosyal değişim yavaşlar hatta durur. Bu nedenle her bireyin kendi farkındalığını sorgulaması, sadece bireysel değil, toplumsal sorumluluktur.

Bu cümle, aynı zamanda ruhsal uyanışın katmanlarını temsil eder.



“Görenler”, içsel farkındalığını kazanmış, sezgileriyle hakikati ayırt edebilen ve kendi yolunu yürümeye başlayan ruhlardır. Onlar, yaşamı yalnızca maddesel gözle değil, kalbin gözüyle de algılar. Evrenin işaretlerini okur, enerjileri hisseder ve iç seslerini duyarlar.

“Gösterilince görenler”, ruhsal olarak uyanmaya açık olan fakat henüz kendi ışığına tam olarak ulaşmamış bireylerdir. Onlar için bir kitap, bir insan ya da bir kırılma anı farkındalığın kapısını aralayabilir. Uyanış, bazen yalnızca bir kelimeyle başlar. Bu kişiler rehberliğe açıktır ve doğru temasla büyürler.

“Asla görmeyenler” ise, yaşamın yalnızca fiziksel ve maddi düzeyinde sıkışıp kalmış, ruhun çağrısına kulaklarını kapatmış olanlardır. Onlar, bilinçli bir seçimle değil; çoğunlukla korkuyla, konfor alanıyla veya kalıtsal inanç sistemleriyle gerçeğe direnirler. Ancak ruhun yolu sabırlıdır; bazen bir ömür, bazen birkaç ömür gerekebilir. Gerçek uyanış, zorla olmaz. Her ruh, kendi zamanında görür ya da göremez.

Spiritüel bakışa göre, kimse zorla uyandırılamaz. Uyanmak bir seçimdir. Ve her seçim, ancak zaman geldiğinde yapılabilir. Bu nedenle uyanmış bir ruh, başkalarını yargılamaz; çünkü bilir ki herkes kendi yolunun ve derslerinin yolcusudur.

Burcu ÖZBEK

Bu metinden alıntı yapmak için alıntı yapılan metne aşağıdaki ibare eklenmelidir: "Farkındalık Düzeyleri ve Ruhsal Uyanış: Görenler, Öğrenenler ve Asla Görmeyenler" başlıklı metnin tüm hakları yazarı Uzm. Sosyolog Burcu ÖZBEK e aittir ve metin, yazarı tarafından https://burcuozbek.com adresinde yayınlanmıştır.Bu ibare eklenmek şartıyla, metinden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir. Ancak Uzm. Sosyolog Burcu ÖZBEK in izni olmaksızın metnin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.