“Bir şeyi 6 yaşında bir çocuğa anlatamıyorsanız, siz de anlamamışsınız demektir.” Einstein Bu söz, bilginin gerçek anlamda içselleştirilmesi ve sadeleştirilebilmesinin önemini vurgular. Sosyal bilimler açısından değerlendirildiğinde, bu ifade pedagojinin temel bir ilkesine işaret eder: Anlatılan bilgi, alıcının bilişsel seviyesine göre şekillenmelidir. Eğer bir kavramı en basit haliyle aktarabiliyorsanız, bu onun
“Herkes kendi görüş mesafesini dünyanın sınırları zanneder.” Matt Haig Bu cümle, bireyin sınırlı bakış açısının evrensel gerçekliğin tamamıymış gibi algılanmasına dikkat çeker. Sosyal bilimler açısından bu, algı yönetimi, kültürel kodlar ve bilişsel çarpıtmalarla ilgilidir. İnsan, yetiştiği çevre, maruz kaldığı bilgi kaynakları, eğitim düzeyi ve sosyal deneyimleriyle kendine bir “görüş mesafesi”
“Hayat aslında bir boşluk olabilir… Ama insan yine de sabah alarmına uyanmak zorunda kalıyor.” Bu cümle, varoluşsal boşlukla günlük saçmalıkların çarpıştığı o komik gri alanda dans ediyor. “Hayatın bir anlamı yok” diye düşünebilirsin, evren anlamsız bir sessizlik içinde dönüyor olabilir… ama o alarm yine de 07:00’de çalıyor, ve işe geç
“Bir insanı koşullar oluşturmaz. Koşullar sadece onun kim olduğunu ortaya koyar.” Bu ifade, bireyin kişiliği ve değer sisteminin dışsal koşullarla şekillenmediğini; aksine, bu koşullar sayesinde zaten içinde var olan yönlerin görünür hâle geldiğini savunur. Sosyolojide, bireyin toplumla etkileşim içinde kimliğini inşa ettiği kabul edilse de, bu cümle daha çok karakterin