Çocuklarınızın yanında sergilediğiniz her davranış, ileride onların psikolojilerini ve dolayısıyla karakterlerini, bunun getirisi olarak da sosyal davranışlarını ve hayatını şekillendirecektir. “Benim çocuğum çok küçük, henüz aklı ermez” diye düşünmeyin. Anlamlandıramaz ama hisseder. Bir bebeğin yanında yaptığınız her kavga, onun korku duymasını sağlar ve bu korkuları, duyduğu bağrışmalarla özdeşleştirir. Büyüdüğünde bu
“Ruhunuzu iyileştirmek için çocuklarla vakit geçirin.” Dostoyevski Gelişim psikolojisi ve sosyoloji açısından bakıldığında, çocukların dünyayı algılayış biçimleri yetişkinlerinkinden farklıdır: anın içindedirler, koşulsuz merak ederler ve duygularını bastırmadan yaşarlar. Yetişkinler, onlarla temas ettikçe bu saf varoluş biçimini hatırlar; otomatikleşmiş tepkiler yerine farkındalıklı bir hale geçerler. Bu da stres seviyesini düşürür, empatiyi
Eşinizin ya da sevgilinizin zaman geçtikçe değiştiğinden şikayetçisiniz. Artık size eskisi gibi davranmıyor. Sürekli aramıyor, hediyeler almıyor, bakımına eskisi kadar dikkat etmiyor, belki de eskisi gibi çeşit çeşit yemek yapmıyor ya da film izlerken sarılmıyor. Artık sizi eskisi kadar sevmediğini, bir alışkanlığa dönüştüğünü, sizden soğuduğunu düşünüyorsunuz. Peki siz hala eskisi
Bağırmak, tartışma esnasında yapacağınız en büyük hatalardan biridir. Üstelik tüm ikili ilişkilerinizde… Kimi zaman çok öfkelenebilir, gururumuza yediremediğimiz sözler ve davranışlarla karşılaşabilir, artık sabrımız kalmadığı ya da karşı taraf bunu defalarca yaptığı için kendimizi tutamayabilir ve kendimizi ifade ederken bağırmaya başlayabiliriz. Ancak, bilmelisiniz ki bağırarak sadece sesinizi duyurursunuz, söylediklerinizi değil.